22 Mart 2010 Pazartesi

Köpekbalıksız Bir Hayat Niye Bayat?


Bir Japon hikayesine göre, Japonlara kıyılardan avladıkları balıklar yetmeyince açıklardan avlanmaya başlamışlar. Ancak açıktan avlanan balıklar gelene kadar bayatlıyormuş. Önce balıkları buzda getirmeyi denemişler fakat lezzeti kaçmış, sonra çok sıkı ağlar içinde denizde sürükleyerek taşımışlar bu seferde ağın içinde kendine rota belirleyemeyen, hızlı yüzemeyen, aptallaşarak birbirine çarpan balıklar daha da lezzetsiz olmuş. Japonlar sonunda sorunu , ağın içine küçük bir köpek balığı atarak çözmüşler. Artık hepsinin canını kurtarmak gibi bir amacı, rotası ve hızı olmuş, lezzetleri yerine gelmiş.

Yaşamımıza bakınca lezzet için bizi bir hedefe doğru kovalayan itici bir güç, bir miktar risk, sorun, problem veya tehdit gerekiyor. Bu bazen dışarıdan bir olay ya da kişi bazen de beynimizde yarattığımız bir düşünce olabiliyor. Yani her şeyin sürekli yolunda gittiği köpekbalıksız bir yaşam bir süre sonra hiç lezzet vermiyor.
Bu durumla çelişen diğer bir gerçek ise yaşam amacımızın, yaşamımızdaki sorunları, problemleri, stresi ve riskleri yok etmeye çalışmak olması. Tüm çabalar, savaşlar, dualar da böyle bir yaşama kavuşmak için.

Yani, sürekli ve garanti olan yüksek bir gelir,her şeyi tam hayalimizdeki bir evlilik,sorunsuz çocuklar ve ilişkiler,her açıdan sağlıklı bir ruh ve beden ve çok kolay ve eğlenceli uğraşlar…..

Buradan da şu sonuca gidiyoruz, uğruna bu kadar çaba harcadığımız mücadeleli süreç yaşamımıza lezzet katıyor, hedef edindiğimiz sorunsuz nokta ise ulaşmamız halinde bize lezzetsiz bir yaşam sunuyor.

Bundan Sonra yaşamımızda lezzeti, hedeflerimize ulaşma yolunda yaşadığımız zorluklarda aramak, mücadele sürecini bir an önce atlatmaya çalışmak yerine keyfini çıkarmak, risklerimizi, problemlerimizi, sorunlarımızı sevmek gerekecek. Sevimli köpek balıklarımıza yakalanmadan hedefe doğru koşmak ve mutlu olmak beklide yaşamımızın yeni amacı olacak.