19 Ekim 2009 Pazartesi

Çokla Mutlu Olmak Nasıl Mümkün Olacak?


Arkadaşlarımızın sayısı hızla artıyor, facebook ve benzeri sosyal iletişim ağları bize her gün onlarca yüzlerce yeni arkadaş kazandırabiliyor. Kaç tanesi ile dostluk ve derin ilişki içine girebiliyoruz? Çok arkadaşla haberleşme çılgınlığı yaşamaktan dostluğa zaman kalıyor mu?

Doğum günü gb özel günlerimizde bizi kutlayanların sayısı da hızla artıyor, facebook arkadaşlarımız, bankamız, alışveriş ettiğimiz mağazalar, potansiyel satıcılarımız bile peş peşe çok fazla teknolojik tebrik mesajları ve sanal hediye paketleri gönderiyor. Kaç tanesini gece yatınca hatırlıyoruz?

Bilgilerimiz hızla artıyor, okumaya yetişemeyeceğimiz kadar çok bilgi internette açık bizi bekliyor. Okumaktan vakit bulup kaç tanesinin üzerinde zaman ayırarak, derin düşünüp yaşamımızda bir faydaya dönüştürebiliyoruz?

Alışveriş olanakları çok artıyor, hiper marketler ardı ardına açılıyor.Yaşadığımız mahallenin ve şehrin dışında, internet aracılığıyla dünyanın her yerinden alışveriş yapmak mümkün. Alışverişlerimizin ne kadarı gerekli, işlevsel ya da ihtiyacımızı gerçekten karşılıyor? Yakında almaktan kullanmaya a zaman bulamayabiliriz.

Pazar olanakları da çok fazla. Ürettiğimiz bilgiyi, ürünü ve hizmeti dünya pazarına internet üzerinden sunabiliriz. Ne kadarı sürdürülebilir, karlı, güvenli , yararlı ve başarılı ticaret olanağı sağlıyor?

Sayısal çokluk niteliksel azlık getiriyor. Niteliksel azlık tatminsizliğe, o da mutsuzluğa yol açıyor. Üstüne üstlük toplum çok şeyi var ama yinede mutsuz diye suçluyor.

Bundan Sonra bir yandan yeni çoklara kavuşurken, yapmamız gereken çok önemli bir şeyde bunca çokluğu mutluluk kaynaklarına dönüştürebilmek olabilir. Belki önceliklerimizi yöneterek başlayabiliriz. Pek çok sanal arkadaş içinden “sıkı dostluk adayı”, “uygulanabilir yararlı bilgi”, “işime yarayan ürün”, “verimli iş” gibi kavramlar geliştirebilir ve önceliklerimizi bunlar üzerine inşa ederek, yaşamımızı zenginleştirecek düşünme ve uygulama molaları alabiliriz. Bunlar eğer çok zor geliyor ya da yapamıyorsak, belki o zamanda mutluluğun tanımını gözden geçirebiliriz. Bir sonraki yazımda…