<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208</id><updated>2011-07-30T12:18:48.380-07:00</updated><title type='text'>Bundan Sonra (BS)</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>19</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-1821399418420270869</id><published>2010-05-12T07:18:00.000-07:00</published><updated>2010-05-12T07:20:12.619-07:00</updated><title type='text'>Her Şeyi Ölçmeden Yaşayabilir miyiz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S-q5EVci8lI/AAAAAAAAADs/KANmBA2-Y3I/s1600/%C3%B6l%C3%A7mek.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 184px; height: 227px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S-q5EVci8lI/AAAAAAAAADs/KANmBA2-Y3I/s320/%C3%B6l%C3%A7mek.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5470388181522379346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Düşüncesel takıntılarımızın yaşamımızın her alanında yaygınlaşmış olanı, her şeyi ölçmek ve birimsel olarak tanımlamak ihtiyacımız olmalı.&lt;br /&gt;Doğduğumuz günden itibaren ömrümüzü 1.dakika, 1.saat,1.gün olarak ölçülendiriliriz. Bebeğin boy ve kilosu hemen sorulur.Alması gereken besin miktarları ortam geliştikçe cc olarak detaylandırılır,günde kaç birim tuvalete çıkması belirlenir. Konuşması, gülmesi, yürümesi gereken aylarda ölçülendirilmiştir. Biraz daha büyüyünce zekası da ölçümlerin başına eklenir. Okul başarıları, beden ve ayakkabı numaraları, okuması gereken sayfa sayıları, ÖSS puanları,okuduğu okulların bitirme yılları hesaplanır.Alışveriş listesindeki ürünlerin miktarları,çalışma saatleri,kazanç miktarları,toplumsal gerekliliklerin yerine getirilmesi gereken zamanların ölçümü(evlilik yaşı,çocuk sahibi olma yaşı,torun sahibi olma yaşı), trafik ışıklarında bekleme süresi,yediklerinizin miktarı,aldığınız ve verdiğiniz kiloların miktarı,yağlarınızın kaslarınıza olan oranının miktarı, sağlıklı yaşam için günlük spor süresi,telefonda maksimum konuşma süresi,her insan ve ürün için belirlenen parasal ölçümler, gribi atlatma süresi,tedavi süresi,ilaç kullanma zamanları,yemek süresi,uykunuzun süresi,uyanmanız gereken ölçüm birimi,dizi film süresi,şarkı uzunluğu süresi,konser saati süresi,yemek tariflerindeki miktar  ölçüleri ve pişirme süreleri,havanın ısı ölçüsü,deniz suyunun ısı ölçüsü, günlük kahvaltı ve yemek ihtiyacının karşılanması geren zaman ölçüleri,bir yerden bir yere gitme süreleri,suç işleme miktarı,buna uygun ceza alma miktarı,başarı miktarı ve süresi,propaganda süresi,alınan oy miktarı,sizin görüşlerinizin mecliste temsil edilme miktarı,sevilen alinin sevilen Ahmet te göre sevgi oranı, sevdiklerimizi aramamız gereken sıklık miktarı  ve  en sonunda ölümün gerçekleştiği andan itibaren ölçülen yaşam miktarı..&lt;br /&gt;Yeni nesil ölçümler ise Facebook’taki arkadaş sayıları, bilgisayar oyunlarındaki skorlar, Farmville de yetiştirdiğiniz domates miktarı, bir e-ticaret sitesinde maksimum gezme süreniz, internetten indirdiğiniz programların miktarı(megabayt,gigabayt) bu miktar için ödemeniz gereken para miktarı,beyninizin düşünme miktarı(petaflop) gb.&lt;br /&gt;Bilim, teknoloji ve gelişmişlik ise bu ölçümlerin hassaslığı ve sizin bunlara uyumunuzla orantılı olarak ölçülendiriliyor.&lt;br /&gt;Sonuçta yaşamımızda neredeyse ölçmeden yaptığımız hiçbir şey yok. Yaşamımız, sadece ölçüm hedefleri, bu hedeflere ulaşma çaba, hırs, savaş, mutluluk ve ödülleri, ulaşamama endişeleri,cezaları ve mutsuzlukları  ile devam edip bir şekilde sonlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; ölçüleri bu kadar ciddiye almamaya çalışsak, merak etmesek, sormasak, bize sorulunca ölçüsüz yanıtlar versek, ölçülü hedefler koymasak, ölçüsüz yaşamaya çalışsak, yaşam bir kaosa mı dönüşür? Büyük bir yükten mi kurtuluruz? Çok mu mutsuz oluruz? Her şey tanımsız mı kalır? Yorumlarınızla birlikte paylaşmak üzere..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-1821399418420270869?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/1821399418420270869/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/05/her-seyi-olcmeden-yasayabilir-miyiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/1821399418420270869'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/1821399418420270869'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/05/her-seyi-olcmeden-yasayabilir-miyiz.html' title='Her Şeyi Ölçmeden Yaşayabilir miyiz?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S-q5EVci8lI/AAAAAAAAADs/KANmBA2-Y3I/s72-c/%C3%B6l%C3%A7mek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-8065404356868687138</id><published>2010-03-22T01:12:00.000-07:00</published><updated>2010-03-22T01:13:56.335-07:00</updated><title type='text'>Köpekbalıksız Bir Hayat Niye Bayat?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S6cmubCtZuI/AAAAAAAAADk/sSeyqKgB7H4/s1600-h/kopekb..jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 288px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S6cmubCtZuI/AAAAAAAAADk/sSeyqKgB7H4/s320/kopekb..jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451368452930234082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir Japon hikayesine göre, Japonlara kıyılardan avladıkları balıklar yetmeyince açıklardan avlanmaya başlamışlar. Ancak açıktan avlanan balıklar gelene kadar bayatlıyormuş. Önce balıkları buzda getirmeyi denemişler fakat lezzeti kaçmış, sonra çok sıkı ağlar içinde denizde sürükleyerek taşımışlar bu seferde ağın içinde kendine rota belirleyemeyen, hızlı yüzemeyen, aptallaşarak  birbirine çarpan balıklar daha da lezzetsiz olmuş. Japonlar sonunda sorunu , ağın içine küçük bir köpek balığı atarak çözmüşler. Artık hepsinin canını kurtarmak gibi bir amacı, rotası ve hızı olmuş, lezzetleri yerine gelmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamımıza bakınca lezzet için bizi bir hedefe doğru kovalayan itici bir güç, bir miktar risk, sorun, problem veya tehdit  gerekiyor. Bu bazen dışarıdan bir olay ya da kişi bazen de beynimizde yarattığımız bir düşünce olabiliyor. Yani her şeyin sürekli yolunda gittiği köpekbalıksız bir yaşam bir süre sonra hiç lezzet vermiyor. &lt;br /&gt;Bu durumla çelişen diğer bir gerçek ise yaşam amacımızın, yaşamımızdaki sorunları, problemleri, stresi ve riskleri yok etmeye çalışmak olması. Tüm çabalar, savaşlar, dualar da böyle bir yaşama kavuşmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, sürekli ve garanti olan yüksek bir gelir,her şeyi tam hayalimizdeki bir evlilik,sorunsuz çocuklar ve ilişkiler,her açıdan sağlıklı bir ruh ve beden ve çok kolay ve eğlenceli uğraşlar…..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan da şu sonuca gidiyoruz, uğruna bu kadar çaba harcadığımız mücadeleli süreç yaşamımıza lezzet katıyor, hedef edindiğimiz sorunsuz nokta ise ulaşmamız halinde bize lezzetsiz bir yaşam sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; yaşamımızda lezzeti, hedeflerimize ulaşma yolunda yaşadığımız zorluklarda aramak, mücadele sürecini bir an önce atlatmaya çalışmak yerine keyfini çıkarmak, risklerimizi, problemlerimizi, sorunlarımızı sevmek gerekecek. Sevimli köpek balıklarımıza yakalanmadan hedefe doğru koşmak  ve  mutlu olmak beklide yaşamımızın yeni amacı olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-8065404356868687138?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/8065404356868687138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/03/kopekbalksz-bir-hayat-niye-bayat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8065404356868687138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8065404356868687138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/03/kopekbalksz-bir-hayat-niye-bayat.html' title='Köpekbalıksız Bir Hayat Niye Bayat?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S6cmubCtZuI/AAAAAAAAADk/sSeyqKgB7H4/s72-c/kopekb..jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-6331623818234483044</id><published>2010-02-28T03:13:00.000-08:00</published><updated>2010-02-28T03:16:52.651-08:00</updated><title type='text'>Yaşamınızı Bilgisayar Tuşları İle Yönetebilseniz Neler Olurdu?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S4pQl7NfD8I/AAAAAAAAADc/72tESTowDW8/s1600-h/yasam+tuslar%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 307px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S4pQl7NfD8I/AAAAAAAAADc/72tESTowDW8/s320/yasam+tuslar%C4%B1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443251712110301122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;En cazip tuşlar herhalde başa git, sona git, bir sonraki sayfaya git, bir önceki sayfaya git, sil, kopyala, yapıştır, kes, boşluk bırak olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte denemeye ne dersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarınızın  başına oturup yaşam programınızı açtığınızı hayal edelim. Önceliği de vicdanınızı rahatsız eden sizde içsel çatışmalara yol açan geçmiş hatalarınızı bulup yok etmeye verelim.&lt;br /&gt;Hemen sağ alttaki okla geri gitmeye başlayın, her sayfadaki hata koyu bir şekilde yazılmış size bakıyor. İster değiştirin doğrusunu yazın, ister sil tuşuna basarak yok edin.&lt;br /&gt;Bu günkü bakış açınızla hatasız bir geçmiş ve müthiş bir huzur duygusu ile hemen geleceğe bir göz atın. Bir risk, bir tehdit, olumsuz bir olay ya da kişimi mi gördünüz hemen silin hiç iz kalmadığını göreceksiniz. Hayalleriniz  gerçekleşmiyor mu? Hemen tanıdık bildik kişilerin hayatına, izlediğiniz beğendiğiniz film videolarına ya da olmadı Google Görsele girin, yaratıcıysanız grafik programları aracılığı ile kendiniz hazırlayın. Beğendiğiniz her şeyi ve her kişiyi yaşamınızın istediğiniz bölümüne kopyala yapıştır yapın. Bazı resimler kopyalanamıyor ya da sahibi sadece bende olsun diye özel bir yazılım kullanmışsa “print screen” yapın. Biraz uğraşarak onları da yaşamınıza yapıştırabildiğinizi göreceksiniz. Baktınız ki yaşam temponuz  çok hızlanıyor, sizi fiziksel yada duygusal olarak yoran  olayların arasına istediğiniz kadar boşluk yada boş satır koyun. Bazı olay yada kişiler konusunda kararsız kaldıysanız  sadece kesin ve bekletin gerekince geri yapıştırırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyarayım kişilik özellikleriniz burada da belirleyici olacak. Örneğin,  &lt;strong&gt;iletişimciyseniz,&lt;/strong&gt;  işinizin çoğu yaşamınıza giren insanları kopyalamak ve sevmediklerinizi  silmekle  geçecek. &lt;strong&gt;Yöntemciyseniz&lt;/strong&gt;,  oturup muhtemelen bir 10-20 senenizi tasarlayıp planlı bir şekilde olmasını istediklerinizi ve istemediklerinizi  yazacak, ileri tuşunu daha sık kullanacaksınız. &lt;strong&gt;Düşünürseniz&lt;/strong&gt;, Geçmiş sayfalarla gelecek sayfalar arasında sürekli dolaşacak neyi niye yaptığınızı ve niye yapmanız gerektiğini bolca düşünecek satır ve sayfalar arasına bolca boşluk koyacak, kopyala yapıştır tuşunu çok itina ile kullanacaksınız. Eğer &lt;strong&gt;uygulamacıysanız&lt;/strong&gt; gelecek tuşu ile vakit harcamayıp hemen önünüze gelenleri yaşamayı tercih edeceksiniz. Vakit bulursanız da  geçmiş sayfalara bir göz atıp bolca bulacağınız yanlışları sil tuşuna basarak sileceksiniz.&lt;br /&gt;Yukarda birlikte hayal ettiğimiz bu teknolojik fantezi  yakında  gerçek bile olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu günü düşünürsek   burada adı geçen tuşlar yaşamımızda var aslında. Geçmişe dönmek hafızanızı kaybetmediyseniz hiç zor değil. Hatalar için bazı sınırları olmakla beraber “sil tuşu” yerine “telafi ” tuşu da var. Bazı izleri savunma mekanizmalarınız silmenize yardımcı oluyor bazıları ise zaman içinde kendiliğinden unutuluyor. Gelecek sayfalara gitmek tam mümkün olmasa da onları “tahmin” ya da hayal tuşları” ile yaratmak mümkün. İstediğiniz  kişi ve olayları kopyalamak ve yapıştırmak istiyorsanız ve  yaratıcılığınızı kullanma tembelliğiniz varsa emin olunki yaşamınız  “başkalarının yaptığını takip et” tuşu ile geçiyor. Tabi bu tuş bilgisayarınızdaki “kes ve yapıştır” kadar  hızlı ve %100 olamayabiliyor. Yorgun dönemleriniz için “içine kapan tuşu” var. Günlerce hiçbir şey yapmadan düşünmeden yeni ilişkilere ve olaylara arkanızı dönerek kendiniz toparlamanıza yardımcı oluyor. “Küsme tuşu” bazı olay ve kişileri de yaşamınızdan bir dönem kesip çıkartıp sonra başka bir dönemde tekrar yaşamınıza almanıza yardımcı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak bu hoş fantezi  biraz daha zor ve sınırlı koşullarda yaşamımızın gerçeği.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Bundan Sonrası &lt;/strong&gt;kişilik özellikleriniz çerçevesinde tuşları kullanma yeteneğinize  kalıyor…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-6331623818234483044?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/6331623818234483044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/02/yasamnz-bilgisayar-tuslar-ile.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/6331623818234483044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/6331623818234483044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/02/yasamnz-bilgisayar-tuslar-ile.html' title='&lt;strong&gt;Yaşamınızı Bilgisayar Tuşları İle Yönetebilseniz Neler Olurdu?&lt;/strong&gt;'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S4pQl7NfD8I/AAAAAAAAADc/72tESTowDW8/s72-c/yasam+tuslar%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-1235339220999304249</id><published>2010-02-10T02:56:00.000-08:00</published><updated>2010-02-10T02:59:24.410-08:00</updated><title type='text'>Kişiliğiniz, Facebook Sayfanıza Nasıl Yansıyor?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S3KRgNJjbPI/AAAAAAAAACw/Z0D1g1ttEaE/s1600-h/ki%C5%9Filik+%C3%B6zellikleriniz+facebookta.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 254px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S3KRgNJjbPI/AAAAAAAAACw/Z0D1g1ttEaE/s320/ki%C5%9Filik+%C3%B6zellikleriniz+facebookta.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436567682661182706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kişileri kişilik  özelliklerine göre  4 ana kategoride izleyebiliriz. &lt;strong&gt;İletişimciler, yöntemciler, düşünürler ve  uygulamacılar…&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu durum kişiden kişiye değişir ve  aynı kişide kategorilerden biri çok güçlü olup, diğerleri de onu belli oranlarda  takip eder. Böylece dominant ve karma kişilik özelliklerinize  göre yaşamınız ve  facebook kullanım alışkanlıklarınız şekilleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer siz bir işi &lt;strong&gt;kimle&lt;/strong&gt; yapacağınızı çok önemsiyorsanız, insanlarla iletişimden çok hoşlanıyorsanız, duygusal ve romantikseniz  güçlü yönünüz &lt;strong&gt;iletişimci&lt;/strong&gt; olmak.  Facebook  ortamında  bir etkinlik ya da arkadaşlık daveti ya da post aldığınızda, bir gruba girmeniz, bir kişinin hayranı olmanız istendiğinde;  iletişimcileri sadece teklifi kimin yaptığı ilgilendiriyor, profillerinde aileleri ile yada arkadaşları ile çekilmiş duygusal fotoğrafları uçuşuyor  her duygusal duruma bir yorum yazmaktan kendilerini alamıyorlar, eski arkadaşlarını hızla buluyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer siz bir işi &lt;strong&gt;nasıl&lt;/strong&gt; yapacağınızı çok önemsiyorsanız, planlı ve programlıysanız, analiz ve sentez yapmaktan hoşlanıyorsanız, kurallar ve prensipler sizin için önemliyse  güçlü yönünüz  &lt;strong&gt;yöntemci&lt;/strong&gt; olmak. Facebook ortamında yöntemciler bilgi gönderiyor, organize işler yaratmaya çalışıyorlar. Aldıkları teklifleri kabul etmeden önce  artı ve eksilerini  hesaplamaya çalışıyorlar, programlarına ve hedeflerine uygunluğunu araştırıyorlar.  Profilleri  belli konseptler üzerinde dönüyor. Katılımcı ve izleyiciler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer siz bir işi &lt;strong&gt;neden&lt;/strong&gt; yapmanız gerektiğini çok önemsiyorsanız, bir konu üzerinde derin derin düşünmekten hoşlanıyorsanız, mantığınıza oturtmadan bir şey yapamıyorsanız sizin güçlü yönünüz  &lt;strong&gt;düşünür &lt;/strong&gt; olmak. Facebook ortamında  gelen  teklifleri  kabul etmeden önce neden ve niçinler i düşünerek birkaç gün  yada hafta geçiriyorsanız, görüşlerinizi paylaşmaktan ziyade paylaşılanları izlemeyi tercih ediyorsanız  bilin ki siz iyi bir düşünürsünüz. Sizde hareket az ,  gözlem çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer siz bir işi &lt;strong&gt;yapmayı&lt;/strong&gt; önemsiyorsanız, hareketten,   doğadan, eğlenceden ve maceradan hoşlanıyorsanız güçlü yönünüz &lt;strong&gt;uygulamacı&lt;/strong&gt; olmak. Facebook ve benzeri ağlar varlıklarını size borçlular. Her oyunda, grupta organizasyonda siz varsınız. Profiliniz  çok hareketli izlemekten çok katılmaktan hoşlanıyorsunuz. Kısacası nerede hareket orada siz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra &lt;/strong&gt;sosyal ağlarınızda yer alan kişilerin  kişilik özelliklerini  beklide gerçek yaşamda olduğundan  daha kolay ve hızlı keşfederek ilişkilerinizi yönetebileceksiniz. Örneğin bir grup kurmak istiyorsanız uygulamacılar hazır askerleriniz  olacaktır, duygusal yazıları ve şarkıları iletişimci arkadaşlarınızın sayfalarında arayın, sessiz sakin izleyici istiyorsanız düşünür arkadaşlarınızın sayısını arttırın yada organize işler gerekiyorsa uygulamacılardan destek alın…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-1235339220999304249?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/1235339220999304249/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/02/kisiliginiz-facebook-sayfanza-nasl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/1235339220999304249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/1235339220999304249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/02/kisiliginiz-facebook-sayfanza-nasl.html' title='Kişiliğiniz, Facebook Sayfanıza Nasıl Yansıyor?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S3KRgNJjbPI/AAAAAAAAACw/Z0D1g1ttEaE/s72-c/ki%C5%9Filik+%C3%B6zellikleriniz+facebookta.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-2104556204532444645</id><published>2010-01-24T22:51:00.000-08:00</published><updated>2010-01-24T22:53:41.585-08:00</updated><title type='text'>Facebook ta  “Sıçtın Mavisi Grubu” ve Nar Etkisi…</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S10_5_NCe-I/AAAAAAAAACo/KlzpqztQFyE/s1600-h/s%C4%B1%C3%A7t%C4%B1n+mavisi+grubu.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 299px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S10_5_NCe-I/AAAAAAAAACo/KlzpqztQFyE/s320/s%C4%B1%C3%A7t%C4%B1n+mavisi+grubu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430566991129902050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Facebook yaratıcılık için pek çok başarı zemini sağlıyor. Özellikle gençlerin  yaratıcılıkları  ve espri anlayışları bu zeminde tavan yapıyorlar. Son günlerin en renklilerinden birisi de “Sıçtın Mavisi” Grubu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer dönem boyunca derslerinizi biriktirip dönem sonu sınavlarından 1 gün önce gecelediyseniz ve sabaha karşı hiçbir şeyin yetişmediğini fark ederek pencereden dışarıya bakıp, gökyüzünün o ilginç mavi tonunu görerek  s……m diyorsanız grubun otomatik üyesisiniz demektir. Hayran sayısı 20.000’lere yaklaşan gruba öğrenciler dışında gece nöbeti olan kişilerde akmaya başlamış. Belki yakında uykusu kaçan kişilerde katılır ve ister misiniz herkes kendince bir neden bulsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu gelişmeler bu esprili, argo ismin yarattığı nar etkisinden olabilir mi? &lt;br /&gt;Bu isim çocukluğumuzdaki masallardan “fareli köyün kavalcısı” misali pek çok kişiyi peşine takıp götürüyor. Depresyonda olan, eğlenmek isteyen, espriden hoşlanan, acıyı seven, sanatsal yaklaşan, romantik takılan, kendisiyle hesaplaşan, boş veren, paylaşmak isteyen, yalnızlığı seven, destek arayan, destek veren, deşarj olamaya çalışan, kutlama yapan, umut ya da umutsuzluk besleyen, başarılı, başarısız, akut ya da kronik hayranlarını buluşturuyor.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayranları, üzerlerinde destekleyici terapi etkisi yaratan bu markayı kullanmaktan keyif alıyor, şikayet edermiş gibi görünseler de markalarına sadık kalıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt;   yaşamımızı yönlendiren  kanaat liderleri siyasetçiler değil, yaratıcılık ve eğlenceyi  her ihtiyaca cevap verecek şekilde buluşturmayı bilen, farklı düşünebilen gençler olacak…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikir anne/babalarını yaratıcılıklarından ötürü kutluyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-2104556204532444645?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/2104556204532444645/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/01/facebook-ta-sctn-mavisi-grubu-ve-nar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/2104556204532444645'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/2104556204532444645'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/01/facebook-ta-sctn-mavisi-grubu-ve-nar.html' title='&lt;strong&gt;Facebook ta  “Sıçtın Mavisi Grubu” ve Nar Etkisi…&lt;/strong&gt;'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S10_5_NCe-I/AAAAAAAAACo/KlzpqztQFyE/s72-c/s%C4%B1%C3%A7t%C4%B1n+mavisi+grubu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-96845326068034481</id><published>2010-01-11T23:54:00.000-08:00</published><updated>2010-01-11T23:58:18.671-08:00</updated><title type='text'>Sanal Alemde Kara Lekeniz Var mı?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S0wrbRT2F4I/AAAAAAAAACg/wLm3T4tB2sA/s1600-h/KARALEKE.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 228px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S0wrbRT2F4I/AAAAAAAAACg/wLm3T4tB2sA/s320/KARALEKE.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425759398577706882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yok mu diyorsunuz, tekrar birlikte gözden geçirelim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğumuzun 2 aynası var. Biri içinde yaşadığımız dünya, diğeri de girip çıkmakta olduğumuz sanal ortam. Her ikisi de bizi yansıtıyor, görüntülerimiz oluşuyor, bizi markalaştırıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek dünya da görüntüler kaybolup izleri silinebiliyor, hatalar, kötü imajlar, sarf edilen sözler unutulabiliyor, yeni olumlu görüntüler çoğu zaman eski kötüleri silebiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama sanal ortamda yer alan görüntülerimizi kaydeden ve sürekli önümüze koyan makamlar var .  Google,Face Book ve benzerleri !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kara lekeler adi suçlardan ibaret değil. Yaşanan olumsuz olaylar, yapılan küçük hatalar, kullanılan argolar, küfürler, eğlenmek amacıyla yapılan geyikler, özel yaşama dair masum görünen bilgi ve görüntüler hatta sizinle bağlantılı aile bireylerinizin veya arkadaşlarınızın benzer durumlarıda  yaşamınızın çok kritik bir anında istemediğiniz kişilerin önüne gidiyor ve sahibini çok zor durumda bırakabiliyor. Son dönemde mahkemelere delili olarak bile sunulabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşe giriş süreci, herhangi bir alanda ünlü olma noktası, pazarlama konumu, birini beğenme durumlarında şanlı geçmişiniz ve bağlantıları tek bir tuşla dökülüyor. Peki bu konuda farkındalığımız ve stratejilerimiz ne durumda ? Pek parlak değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketler ya da üst düzey yöneticiler, ünlüler bu sıkıntılı durumla karşılaştıkça kara lekelerini silmeye çalışıyor ama pekte başarılı olamıyorlar. Bu alanda yeni nesil bir sektör oluşuyor.  Kara lekeleri silme hizmetleri!!! Bu hizmetler hacker aracılığı ile yapılamıyor. Hatanın tekrarlanmayacağı yolunda ikna çalışmaları gerekiyor. Kimi zamanda hukuk devreye giriyor. Ama çok zorlu, pahallı ve uzun süreçler gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra &lt;/strong&gt;bizden beklenen hatasız bir yaşam sürmemiz.  Kendimiz ve yakınlarımız için yaşama dair daha fazla sorumluluk almak ve kişisel güvenlik tedbirleri edinmek. Ve en önemlisi de  bunları  artık çok küçük yaşlardan itibaren bilinçli ve planlı bir şekilde sürdürmek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-96845326068034481?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/96845326068034481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/01/sanal-alemde-kara-lekeniz-var-m.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/96845326068034481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/96845326068034481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2010/01/sanal-alemde-kara-lekeniz-var-m.html' title='Sanal Alemde Kara Lekeniz Var mı?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/S0wrbRT2F4I/AAAAAAAAACg/wLm3T4tB2sA/s72-c/KARALEKE.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-882242126562427258</id><published>2009-12-27T23:57:00.000-08:00</published><updated>2009-12-28T00:01:48.946-08:00</updated><title type='text'>Temel İhtiyaçlarınızı Nasıl Sıralıyorsunuz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Szhl3y9m_pI/AAAAAAAAACY/u-I1UZ3o6j4/s1600-h/temel+ihtiya%C3%A7lar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420194160787783314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 86px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Szhl3y9m_pI/AAAAAAAAACY/u-I1UZ3o6j4/s320/temel+ihtiya%C3%A7lar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Amerikalı psikolog &lt;strong&gt;Abraham Maslow 1940’lı&lt;/strong&gt; yıllarda insanların temel ihtiyaçlarını bir sıralamaya oturtmuştu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bu sıralama en acil ihtiyaçtan en gelişmiş ihtiyaca kadar gidiyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.&lt;/strong&gt; Fiziksel ihtiyaçlar (açlık susuzluk seks gb)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.&lt;/strong&gt; Güvenlik ihtiyacı (barınacak yer, iş, sigorta gb)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.&lt;/strong&gt; Sevgi ihtiyacı (aile, sevgili, eş,sosyal çevre)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4.&lt;/strong&gt; Kendine güven ihtiyacı (başarı, statü gb)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5.&lt;/strong&gt; Kendini geliştirme ve kapasitesini aşma ihtiyacı(eğitim, gelişim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Maslow&lt;/strong&gt; teorisinde eğer bir kişini “birinci basamaktaki ihtiyacını tatmin edemezse o kişi bir üst basamaktaki ihtiyacını dile getiremez ve onun beklentisinde olamaz” diyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu teori bir &lt;strong&gt;50&lt;/strong&gt; yıl kadar çok kabul gördü. Geçmişte ekonomik koşulları iyi olmayan bir genç önce karnını doyurmak için bir iş bulmak, sonra bir ev sahibi olmak için çabalardı. Daha sonra bir aile kurmak isterdi, sonra işinde yükselmeyi hedeflerdi, yaşamının ileri yıllarında da entelektüel düzeyini ve kişisel gelişimini arttırmak için çabalardı. Yani hayatta genel olarak her şeyin bir sırası ve dönemi vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak &lt;strong&gt;80&lt;/strong&gt;’lerden itibaren bu sıra bozuldu. Yeni nesil gençler ilk dört ihtiyacın hepsini aynı anda birinci basamakta, çok çabuk ve kolay bir şekilde tatmin etmek istiyor. Aile desteği, krediler, kredi kartları, kurumsallaşan şirketlerde gençleri bu taleplerinde destekliyorlar. Medyada bu destek sistemlerini sürekli işliyor. Beşinci ihtiyaç ise hala son sıradaki yerini koruyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra&lt;/strong&gt; ise sanki bu sıralama tersinden işleyecek gibi görünüyor. Yani kendini geliştirip kapasitesini aşma ihtiyacı ilk sıraya oturacak. Çünkü bu ihtiyacını hayatının başında ekonomik koşulların çok zor olduğu dönemlerde bile hissedip gereğini yapabilenler diğer ihtiyaçlarını da en iyi düzeyde tatmin edenler olacak. Gelecek, gençlerin diğer ihtiyaçlarını tatmin etmelerini bekleyecek kadar sabırlı değil artık. Rekabet çok fazla, kaynaklar çok az.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2010&lt;/strong&gt; öncesindeki şu birkaç günde eski alışkanlıklarımızı gözden geçirerek, yeni nesil ihtiyaçlarımızı belirleyip, yeni hedef ve planlarla yeni yılı karşılamalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İyi yıllar dileğiyle…&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-882242126562427258?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/882242126562427258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/12/temel-ihtiyaclarnz-nasl-sralyorsunuz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/882242126562427258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/882242126562427258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/12/temel-ihtiyaclarnz-nasl-sralyorsunuz.html' title='Temel İhtiyaçlarınızı Nasıl Sıralıyorsunuz?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Szhl3y9m_pI/AAAAAAAAACY/u-I1UZ3o6j4/s72-c/temel+ihtiya%C3%A7lar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-6835386674887589944</id><published>2009-12-01T21:23:00.000-08:00</published><updated>2009-12-01T21:28:12.138-08:00</updated><title type='text'>Kompleksipasiteniz Ne Durumda?  Siber Okur Yazarlığınız Var mı?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SxX6m8rpZQI/AAAAAAAAACQ/u2LPvKAlBAg/s1600-h/kompleksipasite.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410506074386687234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 291px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SxX6m8rpZQI/AAAAAAAAACQ/u2LPvKAlBAg/s320/kompleksipasite.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yüksek kapasiteli bir okur yazar olmak 60’lı,70’li ve 80’li yıllarda çok iyi bir şeydi. Şimdi ise hızla değişen dünyada bunun artık gerekli ama yetersiz olduğu düşünülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;World Future Society 2009 Konferansında D.P. Snyder’in&lt;/strong&gt; yaptığı sunumundan bazı alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kompleksipasite (complexipacity) Tom Snyder&lt;/strong&gt; tarafından İnsanların kompleks olayları anlama kapasitesi olarak 2008 de tanımlanmış bir kelime.T.Synder kompleksipasitenin deneyimlerle çocukluktan erişkinliğe yükseldikçe arttığını, erişkinlikten yaşlılığa geçtikçe azaldığını belirtiyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;                                                                                             Daha iyi anlayabilmek için bazı tanımlara göz atabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Basit&lt;/strong&gt; bir seçenek ve tahmin edilebilir bir sonuçla karşılaşma durumu&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Komplike&lt;/strong&gt; değişime uğramayan farklı elementlerle karşılaşma durumu (makine parçaları)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kompleks &lt;/strong&gt;dış değişkenlerin etkisi ile hızla değişen ve dönüşen durumlar (ekonomi, ilişkiler,politik kararlar)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kaos&lt;/strong&gt; anlamlandırılamayan değişime ve dönüşüme uğrayan sistemler (tüm kompleks sistemler kaotik hale gelebilir)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Günlük yaşamımıza bakınca hızla değişen dünyanın (2010 da dünyada üretilen bilginin 72 saatte 3e katlanacağı söyleniyor) yaşamımızı ne kadar kompleks hatta bazen kaotik hale getirdiğini fark edebiliriz. Sorularımız ve cevapları artık basit ve komplike olmaktan çıkmış kompleks ve kaotik olmuş durumda.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ÖSS ye hazırlanan bir genç gelecek için nasıl bir meslek seçmeli? Üniversiteyi bitiren bir genç yaşama profesyonel olarak mı, akademisyen olarak mı girişimci olarak mı başlamalı? Bir yaratıcı fikir sahibi projesini piyasaya ne zaman sürmeli? Domuz gribi aşısı olmalı mıyız?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kompleks olayları çözebilmek için maalesef yeterli donanıma sahip değiliz. Eğitim sistemimizde bİzi buna uygun yetiştirmedi. Yaratıcı, kritik düşünme, araştırmacılık, analiz ve sentez yeteneklerimiz eğitim sistemi içinde köreltiliyor. Bir profesör geçenlerde katıldığım bir toplantıda üniversitelerimizde yapılan bilimin ağırlıkla tercüme bilimi olduğunu söyleyerek bir öz eleştiride bulundu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kompleksipasitenizi &lt;/strong&gt;; sistematik düşünme, işbirlikçi ekip çalışması, yaratıcılık, problem çözme, bağlantılı öğrenme, haberleşme ve siber okuryazarlık (cyber literacy -bilgisayar ve internet teknolojilerini kullanmayı çok iyi bilmek ve online bilgilerin güçlü ve zayıf yönleri ile güvenilirliği hakkında da bilgi sahibi olmak ) ile geliştirebilirsiniz diyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; ise bence &lt;strong&gt;kaosipasitemizi&lt;/strong&gt; geliştirmeye çalışmak ve yeni pek çok yeteneğe sahip olmak gerekecek.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-6835386674887589944?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/6835386674887589944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/12/kompleksipasiteniz-ne-durumda-siber.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/6835386674887589944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/6835386674887589944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/12/kompleksipasiteniz-ne-durumda-siber.html' title='Kompleksipasiteniz Ne Durumda?  Siber Okur Yazarlığınız Var mı?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SxX6m8rpZQI/AAAAAAAAACQ/u2LPvKAlBAg/s72-c/kompleksipasite.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-390941273518746430</id><published>2009-11-22T22:49:00.000-08:00</published><updated>2009-11-22T22:51:32.108-08:00</updated><title type='text'>İşinizi  Kim  Kapacak?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Swow5pAzBfI/AAAAAAAAACI/tTsecfzFcPA/s1600/rakipler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5407188069431576050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 285px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Swow5pAzBfI/AAAAAAAAACI/tTsecfzFcPA/s320/rakipler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İnsan görünümlü makinelerden senelerdir bahsediliyor, filmlere konu oluyorlar,resimleri çiziliyor. Ve biz hala onları yaşamımızda görmeyi bekliyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Biz onları görmeyi beklerken robotlar aslında yaşamımızın her alanına girdiler bile. Laptoplarımız, cep telefonlarımız, i podumuz, çamaşır makinemiz, bulaşık makinemiz, konuşan buzdolabımız, sensorlu arabamız,para çektiğimiz Atm’ ler, sinemalardaki bilet makineleri, restoranlar,fabrikalar, hastaneler santraller artık robotlarla doldu hızla taşıyor. İnsan yüzü taşımayan akıllı makineler her gün teknolojik gelişme adıyla yaşamımızı kolaylaştırıyor. Bu keyifli gelişme bir yandan da işimizi kaybetmemize yol açıyor. 2005 yılında ABD’ de çok sayıda Atm 1 gecede devreye sokulmuş ve bir gecede 5 milyon banka görevlisi işini kaybetmiş. Ülkemizde de iş yaşamının en robotik sektörü bankacılık ekonomik kriz nedeni ile en çok çalışan çıkaran sektör olarak bunu kanıtladı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün sinemada bilet satış bölümünde 1kişi vardı. Satışı yapan genç hanım beni bilet makinesine yönlendirdi. Akıllı makine bana her aşamada yardımcı oldu ve biletimi çok kolay bir şekilde kredi kartımla aldım. Çıkarken de “bu makinenin sizin işinizi elinizden alacağını” biliyor musunuz dedim. Şaka yaptığımı sanarak güldü. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ancak durum özellikle gençler açısından çok kritik. Mesleklerini seçerken yeni kriter &lt;strong&gt;rutin iş mi yaratıcılık gerektiren iş mi&lt;/strong&gt; kararı olmalı. Rutin işlere artık emek ve umut bağlamak çok yanlış. Çünkü iş sahipleri gezdikleri her fuarda her gün sayıları hızla artan 24 saat x7 gün sorunsuz çalışan ve standart hizmet üreten akıllı makine/robotları satın almakla ve maliyetlerini düşürmekle meşguller. Bu da rutin işleri yapmakta olanların işlerini yeni rakipleri robotlara kaptıracaklarının işareti. Ancak yaratıcılık gerektiren işler için bir süre daha tehlike yok.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; hiç kimse işini standart bir şekilde yaparak iyi noktalara geleceğini ya da işini garantiye alacağını beklememeli. Sadece yaratıcı, yaptığı işi aldığı noktadan ileriye taşıyabilen, yeni sistemler, düşünceler ve ürünler geliştirebilen insanlar bu lükse sahip olacaklar. Yaratıcılık hepimizde var. Geliştirerek kullanmak ise sadece farkındalık ve çaba gerektiriyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-390941273518746430?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/390941273518746430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/11/isinizi-kim-kapacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/390941273518746430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/390941273518746430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/11/isinizi-kim-kapacak.html' title='İşinizi  Kim  Kapacak?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Swow5pAzBfI/AAAAAAAAACI/tTsecfzFcPA/s72-c/rakipler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-9217362417520364343</id><published>2009-11-13T23:43:00.000-08:00</published><updated>2009-11-13T23:46:22.014-08:00</updated><title type='text'>Doğadaki  Ayak İzinizi Hesaplamak İster misiniz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sv5gPwxkXuI/AAAAAAAAACA/VpZAyh7h_ko/s1600-h/ayak+izi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403862426798284514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 217px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sv5gPwxkXuI/AAAAAAAAACA/VpZAyh7h_ko/s320/ayak+izi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;TDF (tüm Fütüristler Derneği) adına konuşmacı ve dinleyici olarak katıldığım &lt;strong&gt;Ege Su Forumunun&lt;/strong&gt; bana düşündürdükleri şunlar oldu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Düşünün ki evinizdeki en kıymetli ve temiz halınıza çamurlu ayakları ile biri geldi ve bastı. Halı temizlenebilir, yenisi alınabilir ve hatta olmazsa da olabilir, bu tür ortamlara ayakkabı ile girilmesi insanları hasta etmez örneğin iş yerlerinde terlik giymiyoruz. Buna rağmen bizim kültürümüzde proaktif yaklaşıma en iyi örnek bu sanırım. İnsanlar ayakkabılarını çıkarıp terlik giyerler. Ayak izleri evlerini kirletmesin, mikropları eve taşımayalım düşüncesi ile çok sıkı tedbir alırlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ancak dünyayı kirleten ayak izlerinin temizlenmesi hem çok maliyetli, hem başka gidilecek dünya yok, hem de dünya yaşam için en azından şimdilik olmazsa olmaz bir yer. Doğadaki Ayak İzimizin bize, ailemize, topluma ve dünyaya vereceği zarar çok daha fazla. Küresel ısınma, iklimsel bozulma, susuzluk , açlık, hastalıklar, yerleşim sorunları, enerji problemleri, canlı türlerinin yok olması ve insanlığın çok zora girmesi sayılabilecek bazı örnekler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu çelişkili durumu bilgi eksikliği, farkındalık eksikliği diye tanımlayabiliriz beklide.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Doğadaki Ayak İzimiz&lt;/strong&gt;, doğaya verdiğimiz zarar miktarı. Bu ölçülebiliyor. Araştırarak bulduğum 2 siteyi paylaşmak istiyorum. İngilizce bilenler yada bilen bir kişi bulanlar lütfen aşağıdaki linki tıklayın. Çok başarılı hazırlanmış size sonrası içinde neler yapmanız konusunda bilgi veriyor. &lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;footprintnetwork&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;.org/en/&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;index&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;.&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;php&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;/GFN/&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;page&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;/&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;calculators&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.footprintnetwork.org/en/index.php/GFN/page/calculators/"&gt;/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İngilizce bilmiyorsanız bu linki tıklayın &lt;a href="http://dunyayikurtaranadim.com/karbon-ayakizi-testi/"&gt;http://dunyayikurtaranadim.com/karbon-ayakizi-testi/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ve sorulara cevap verdikten sonra düşünün tercihleriniz (oturduğunuz ev, kullandığınız araba, yaşam tarzınız, seyahat şekliniz, alışverişleriniz, alışkanlıklarınız) dünyadaki ayak izinizi nasıl belirliyor? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; aynı şekilde doğaya basmaya devam etmeye bilmem vicdanınız el verecek mi? Benim puanım pek iyi değil. Bu konuda bir gelecek planı yaptım. Kişisel alışkanlıklarımı hızla değiştiriyorum. Çünkü fark ettim ve karar verdim. Bazı değişiklikler ise ailesel, işsel ve yaşamsal kararları gerektiriyor. Onlar bizim için 5 yıllık bir süreç içinde gerçekleşecek gibi görünüyor. Bazıları ise maalesef ülkesel ve yönetimsel. Onlar için ülkeme bakınca ne yazık ki bir zaman veremiyorum. Ama olsun belki siz biz yönetimin yapamadığını başarırız.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-9217362417520364343?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/9217362417520364343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/11/dogadaki-ayak-izinizi-hesaplamak-ister.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/9217362417520364343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/9217362417520364343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/11/dogadaki-ayak-izinizi-hesaplamak-ister.html' title='Doğadaki  Ayak İzinizi Hesaplamak İster misiniz?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sv5gPwxkXuI/AAAAAAAAACA/VpZAyh7h_ko/s72-c/ayak+izi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-3176225077623490355</id><published>2009-11-03T03:31:00.000-08:00</published><updated>2009-11-03T03:34:57.300-08:00</updated><title type='text'>Yapmak İstediğiniz “Bir Düzine Şey”  Bulabilir misiniz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SvAVRsWlCWI/AAAAAAAAAB4/YrfFyOdF5lY/s1600-h/12+%C4%B0STEK.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399839346925046114" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 314px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SvAVRsWlCWI/AAAAAAAAAB4/YrfFyOdF5lY/s320/12+%C4%B0STEK.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaşam tempomuz çok hızlı, sorumluluklar çok, yaşam herkes için zor, çevremizdekilerin bizden talepleri var. Peki, biz kendimiz için neler yapıyoruz, neleri yapmak istememize rağmen yapamıyoruz ya da bunları düşünmeye vakit ayırabiliyor muyuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir deneme yapmak ister misiniz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yaşamınızda bu güne kadar yapmayı çok isteyip ama herhangi bir sebepten ötürü yapamadığınız bir düzine (12 tane) şeyi alt alta yazmaya çalışın. Çok basit şeylerde olabilir, çok zor şeylerde.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Düzineyi tamamlamak sizi zorlayabilir. Bu durum, yapmak istediğiniz her şeyi yapmış olmanızdan değil, sadece düşünmekten vazgeçmenizden de olabilir. Hayallerinize dur demiş olabilirsiniz, artık plan yapmıyor olabilirsiniz ya da en kötüsü gelecekten vazgeçmiş olabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Tamamlayanlar mutlaka olacaktır. Onlara bravo ve gerçekleştirme yolunda bol şanslar. Tamamlayamayanlar ise tempolu yaşamlarından kısa bir mola alarak;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;bir düzine hayal kurup,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;hayalleri somut hedeflere dönüştürüp,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;bu hedefleri kimlerle,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ne zaman,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;nerede,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;nasıl ve kimlerden yardım alarak gerçekleştirebileceklerini planlayıp uygulama fırsatı yaratabilirler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; örneğin her yılbaşında ya da doğum gününüzde, yenilerini ekleyip, gerçekleşenlerin üzerini çizebilir, hayal kurmanın, istemenin, hedef edinmenin, planlayarak gerçekleştirmenin bir düzine keyfini yaşayabilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-3176225077623490355?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/3176225077623490355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/11/yapmak-istediginiz-bir-duzine-sey.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/3176225077623490355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/3176225077623490355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/11/yapmak-istediginiz-bir-duzine-sey.html' title='Yapmak İstediğiniz “Bir Düzine Şey”  Bulabilir misiniz?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SvAVRsWlCWI/AAAAAAAAAB4/YrfFyOdF5lY/s72-c/12+%C4%B0STEK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-7258739005224035975</id><published>2009-10-26T08:16:00.000-07:00</published><updated>2009-10-26T08:18:45.169-07:00</updated><title type='text'>Yeni Nesil Mutluluk Durakları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SuW9tZ9yVSI/AAAAAAAAABw/KmJqsxu1OfM/s1600-h/MUTLULUK.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396928316235207970" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 309px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SuW9tZ9yVSI/AAAAAAAAABw/KmJqsxu1OfM/s320/MUTLULUK.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Mutluluk nedenlerimiz, kişiselden küresele doğru geniş bir yelpaze oluşturuyor.&lt;br /&gt;Bazı mutluluk duraklarında bekleyenler azalırken, yeni mutluluk duraklarında bekleyenlerin sayısı artıyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sizin mutluluk duraklarınız neler?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Evde 1 tek elektronik alete sahip olduğunuz günde mi , çok sayıda teknolojik cihaza sahip olduğunuz yıllarda mı, yoksa her teknolojik cihazın en yeni modeline çıkar çıkmaz sahip olduğunuz anlarda mı? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir dosta sahip olup onunla her şeyi paylaştığınız iki kişilik koltukta mı, pek çok arkadaş grubuna sahip olup haftanın pek çok günü onlarla buluştuğunuz kafelerde mi ya da arkadaş sayınızın sanal ortamda bol sıfırlı sayılara çıktığını izlediğiniz sosyal iletişim ağlarında mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir konuda çok şey bilip uzmanım dediğimiz yaşta mı , pek çok farklı konuda fikir sahibi olarak her şeyden haberdarım duygusunu yaşadığınız anda mı yada farklı işler deneyip öğrenerek çok meslekli olma becerisine sahip olduğunuz dönemde mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir giyeceği hayal edip dikip yada diktirdiğiniz dikiş makinesinin başında mı, gezip dolaşıp pek çok benzerini denemeye yetişemediğiniz ayaklarınıza kara sular inen alışveriş merkezlerinde mi, ya da görmeden ellemeden ve denemeden sipariş verdiğiniz internetin başında mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Dükkanınızda ürün sattığınız günlerde mi yoksa marka olup raf kapma derdine düştüğünüz hipermarketlerde mi ya da ve pazarından pay kapmaya başladığınız dünya e ticaret sitelerinde mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Anne annenizin tariflerini yazdığınız rengi solmuş defterin başında mı, dünya mutfaklarının en güzel tariflerini içeren kitap marketlerindeki kitap raflarının önünde mi ya da internette yayınlanan dünya yemeklerinin tarif videolarının karşısında mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Elde açılıp hazırlanması yarım günü alan börekleri mutfaktaki tepsiden aşırırken mi, pişmesini 15 dakikadan fazla beklemeye tahammül edemediğiniz menülü restoranlarda mı ya da sipariş vermek için kuyruğa girip, 5 dakika da pişen ve 5 dakika da tükettiğimiz fast food gıdalarda mı?&lt;br /&gt;Uzun telefon konuşmaları ve gizli aşk mektupları ile yaşanan flörtlerde mi yoksa çıkma teklifi alıp el ele dolaşmakta mı ya da internet’te tanışıp, e-mesaj yoluyla haberleşip sanal aşklar yaşanan bilgisayar ekranında mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra,&lt;/strong&gt; bekli de bizi dilini bilmediğimiz ama teknoloji sayesinde yazışıp konuşabildiğimiz uluslararası arkadaşlıklar ve aşklarda, tablet gıdalarda, yanmaz, yırtılmaz, eskimez, 50 kat daha hafif renk ve model değiştirebilen elbiselerde, sanal restoranlarda ve 3 boyutlu görüntülü sanal buluşmalarda bekleyecek. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-7258739005224035975?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/7258739005224035975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/yeni-nesil-mutluluk-duraklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/7258739005224035975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/7258739005224035975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/yeni-nesil-mutluluk-duraklar.html' title='Yeni Nesil Mutluluk Durakları'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SuW9tZ9yVSI/AAAAAAAAABw/KmJqsxu1OfM/s72-c/MUTLULUK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-8653276531635652210</id><published>2009-10-19T08:16:00.000-07:00</published><updated>2009-10-19T08:18:13.573-07:00</updated><title type='text'>Çokla Mutlu Olmak Nasıl Mümkün Olacak?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/StyDGqqmC-I/AAAAAAAAABo/-4j-U99TSaM/s1600-h/%C3%A7okluklar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394330604238408674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 258px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/StyDGqqmC-I/AAAAAAAAABo/-4j-U99TSaM/s320/%C3%A7okluklar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Arkadaşlarımızın sayısı hızla artıyor, facebook ve benzeri sosyal iletişim ağları bize her gün onlarca yüzlerce yeni arkadaş kazandırabiliyor. Kaç tanesi ile dostluk ve derin ilişki içine girebiliyoruz? Çok arkadaşla haberleşme çılgınlığı yaşamaktan dostluğa zaman kalıyor mu?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Doğum günü gb özel günlerimizde bizi kutlayanların sayısı da hızla artıyor, facebook arkadaşlarımız, bankamız, alışveriş ettiğimiz mağazalar, potansiyel satıcılarımız bile peş peşe çok fazla teknolojik tebrik mesajları ve sanal hediye paketleri gönderiyor. Kaç tanesini gece yatınca hatırlıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilgilerimiz hızla artıyor, okumaya yetişemeyeceğimiz kadar çok bilgi internette açık bizi bekliyor. Okumaktan vakit bulup kaç tanesinin üzerinde zaman ayırarak, derin düşünüp yaşamımızda bir faydaya dönüştürebiliyoruz?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Alışveriş olanakları çok artıyor, hiper marketler ardı ardına açılıyor.Yaşadığımız mahallenin ve şehrin dışında, internet aracılığıyla dünyanın her yerinden alışveriş yapmak mümkün. Alışverişlerimizin ne kadarı gerekli, işlevsel ya da ihtiyacımızı gerçekten karşılıyor? Yakında almaktan kullanmaya a zaman bulamayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pazar olanakları da çok fazla. Ürettiğimiz bilgiyi, ürünü ve hizmeti dünya pazarına internet üzerinden sunabiliriz. Ne kadarı sürdürülebilir, karlı, güvenli , yararlı ve başarılı ticaret olanağı sağlıyor?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sayısal çokluk niteliksel azlık getiriyor. Niteliksel azlık tatminsizliğe, o da mutsuzluğa yol açıyor. Üstüne üstlük toplum çok şeyi var ama yinede mutsuz diye suçluyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; bir yandan yeni çoklara kavuşurken, yapmamız gereken çok önemli bir şeyde bunca çokluğu mutluluk kaynaklarına dönüştürebilmek olabilir. Belki önceliklerimizi yöneterek başlayabiliriz. Pek çok sanal arkadaş içinden “sıkı dostluk adayı”, “uygulanabilir yararlı bilgi”, “işime yarayan ürün”, “verimli iş” gibi kavramlar geliştirebilir ve önceliklerimizi bunlar üzerine inşa ederek, yaşamımızı zenginleştirecek düşünme ve uygulama molaları alabiliriz. Bunlar eğer çok zor geliyor ya da yapamıyorsak, belki o zamanda mutluluğun tanımını gözden geçirebiliriz. Bir sonraki yazımda…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-8653276531635652210?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/8653276531635652210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/cokla-mutlu-olmak-nasl-mumkun-olacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8653276531635652210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8653276531635652210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/cokla-mutlu-olmak-nasl-mumkun-olacak.html' title='Çokla Mutlu Olmak Nasıl Mümkün Olacak?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/StyDGqqmC-I/AAAAAAAAABo/-4j-U99TSaM/s72-c/%C3%A7okluklar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-7710013659000508617</id><published>2009-10-12T22:42:00.000-07:00</published><updated>2009-10-12T22:48:15.246-07:00</updated><title type='text'>Geleceğe Hazır mısınız?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/StQURzNWweI/AAAAAAAAABg/K2pHp8rG5NQ/s1600-h/gelecek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391956949905883618" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 234px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/StQURzNWweI/AAAAAAAAABg/K2pHp8rG5NQ/s320/gelecek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gelecek bu günden sonrası, yarınlar… &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geçmişi okuyoruz ve irdeliyoruz, bu günü ise kurtarmaya çalışıyoruz. Gelecek genellikle endişelerin, bilinmezliğin, son yıllarda ise nadiren umutların simgesi. “Gelecekten ne bekliyorsunuz?” sorusuna , ellerini iki yana açarak belirsizliği ve bilinmezliği yansıtan kişilerde var, sürekli projeler geliştirip, planlar yapan, yaratıp üreterek bugünü ve geleceği şekillendirenlerde var. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Siz ne durumdasınız&lt;/strong&gt;?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;1.&lt;/strong&gt; Bilim adamları neler üretiyor, gelişmeleri bizzat kendiniz araştırıp izleyebiliyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yoksa benim işim değil deyip basının sundukları ile ve eskimiş bilgilerinizle yetiniyor musunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;2.&lt;/strong&gt; Günlük yaşamınız , ilişkileriniz, ne yönde değişiyor, değişen dünyada değişimi nasıl yönetmeli, neler yapmalı, nelerden korunmalıyız,diye düşünüp proaktif yöntemler geliştiriyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yoksa günlük rutinler içinde kaybolarak değişime uyum güçlükleri içinde şikayet ederek yaşayıp gidiyor musunuz? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;3.&lt;/strong&gt; Önceliklerinizi yönetebiliyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yoksa tüm bu koşuşturmaca da gündem, işiniz ve reklamlar mı sizin önceliklerinizi yönetiyor?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;4.&lt;/strong&gt; Teknolojinin size sunduğu olanakları, paylaşım, gelişim, hız, güç birliği ve olanak birleştirme alanlarında kullanıp, yaratıcı şeyler üretip, olumlu düşünüp, kişisel ve toplumsal değerler yaratıp, kendinizi ve çevrenizi motive edebiliyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa sadece izleyici misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5&lt;/strong&gt;. Gelecek 25-50 yıl içinde neler olması bekleniyor, yaşamınız gelecekte nasıl olmalı, olumlu gelecek planlarınız var mı? Siz neler üretiyorsunuz, yaratıcı düşünce ve buluşlara sahip misiniz, gelişim odaklı gruplar içinde yer alıyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yoksa kendinizi kendi kurduğunuz dünyaya kilitlemiş, alışmış olduğunuz eski bakış açınızla pencerenizden olup biteni izlemeye çalışarak, günü geldikçe birilerinin hazırladığı gelecekte kiracı olmaya mı hazırlanıyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra;&lt;/strong&gt; geleceğe yönelik bilimsel gelişmeleri izlemek, yaşadıklarımızın farkında olmak, onların ışığı altında geleceği uzgörebilmek ve olumlu gelecek projeleri ve planları ve korunma yöntemleri ile geleceğimizi şekillendirmek çok önemli. Bunu bireysel olarak yapabileceğimiz gibi bu amaçla kurulmuş yerel kuruluşlardan ve global gruplardan destek alarak yapmakta mümkün. Olumlu bir gelecek için öğrenmeli, farkında olmalı, yaratmalı, üretmeli ve sorumluluk almalıyız. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-7710013659000508617?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/7710013659000508617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/gelecege-hazr-msnz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/7710013659000508617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/7710013659000508617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/gelecege-hazr-msnz.html' title='Geleceğe Hazır mısınız?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/StQURzNWweI/AAAAAAAAABg/K2pHp8rG5NQ/s72-c/gelecek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-5261130635369911702</id><published>2009-10-04T22:08:00.000-07:00</published><updated>2009-10-04T22:11:19.602-07:00</updated><title type='text'>Siz  Hangi Kuşağın İnsanısınız?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Ssl_4Tw_J_I/AAAAAAAAABY/hASd0q7XdTY/s1600-h/KU%C5%9EAK.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 265px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388979034480650226" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Ssl_4Tw_J_I/AAAAAAAAABY/hASd0q7XdTY/s320/KU%C5%9EAK.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Teknoloji çok hızlı gelişiyor, dünya çok hızlı değişiyor. Yeni nesil ürünler ve yeni nesil kültürler oluşuyor. Eskiler yenilere, yeniler eskilere uyum sağlamaya çalışıyor. Eskiden anne babalarla çocukları arasında bir nesil fark olurdu, şimdi iki nesil fark var. Çünkü hızlı değişim iki nesil farklı ürün ve kültür yarattı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;1929-46 yılları arasında doğanlar &lt;strong&gt;Sessiz Kuşak&lt;/strong&gt; . Savaş yıllarında tel dolap, gazlı lamba teknolojisine doğdular. Disiplin ve şeref onlar için çok önemliydi. İşlerine, çalıştıkları şirketlere ve eşlerine çok bağlı kaldılar. Otoriteye katıksız saygılı davrandılar. Kişiliklerini dönemsel olaylar şekillendirdi. Beklentileri düşüktü buldukları ile çok mutlu oldular. Muhafazakar ve teknolojiye uzaklar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;1946-64 yılları arasında doğanlar &lt;strong&gt;Bebek Patlaması Kuşağı&lt;/strong&gt;. Gramofon, radyo, buzdolabı teknolojisine doğdular, idealisttiler. Hiyerarşiye saygılılar, sadakat onlar için önemli, toplumsal olaylara duyarlılar. Kişiliklerine aileleri model oldu. İsteklerini elde edip mutlu oldular. Bazısı teknolojiye yakın bazısı hala uzak, yeni dünyaya adapte olmakta zorlanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;1965-79 yılları arasında doğanlar &lt;strong&gt;X Kuşağı&lt;/strong&gt; . Çamaşır makinesi, teyp, pikap teknolojisine doğdular. Sadakatleri duruma göre değişiyor. Bilgiye saygılılar. Kişiliklerini eğitimleri şekillendirdi. Kanaatkarlar. Teknolojiyi kerhen kullanıyorlar, geçmiş ve gelecek arasında köprü oldular.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;1980-2000 yılları arasında doğanlar &lt;strong&gt;Y kuşağı&lt;/strong&gt;. Tv, müzik seti, bulaşık makinesi teknolojisine doğdular. Sadık değiller, girişimciler, çabuk vazgeçiyorlar, otorite istemiyorlar. Başarıya saygılılar. Kişiliklerini tv şekillendirdi. İstekleri çok, tatminsizler. Teknoloji yaşam biçimleri haline geldi, geleceğe odaklılar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;2000 - sonrasında doğanlar &lt;strong&gt;Z kuşağı.&lt;/strong&gt; Gsm, internet, laptop, nano teknolojiye doğdular. Otoriteyi tanımıyorlar. Sonuç için çalışacaklar. teknoloji oyuncakları, hız tutkunu, buluşçu, çok meslekli ve meraklı olacaklar. Kişiliklerini internet şekillendiriyor. Az enerji harcayıp çok şey bekleyecek, kararsız ve tatminsiz olacaklar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki genel kriterler çerçevesinde doğum tarihinize göre kronolojik kuşağınızı söyleyebilirsiniz ama ruhsal kuşağınız o olmayabilir. Örneğin yaşça bebek patlaması kuşağında yer alıp yaşamınızı X kuşağı tarzında sürdürüyor olabilirsiniz. Ya da tersi olabilir. Y kuşağı anneanneler ve büyükbabalar da yok değil. Bunu bazı testlerle de ölçebiliyoruz. Aynı ailede bugün 5 kuşak uyumlu yaşamaya çalışıyor. Aynı şirkette bu gün 4 kuşak var. 6-7 yıl sonra Z’ler de geliyor ve işleri hep birlikte büyütmeye çalışacaklar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; gerek iş yaşamında gerek aile içi ilişkilerde kuşak farklılıklarımızı tanımak çok önemli olacak. Çünkü çatışmalar yıkıcı olabiliyor. Kuşak özelliklerini bilmek, farklılıklarımıza saygı göstermek ve her kuşağın üstün yönlerinden destek almayı başarabilmemiz gerekecek…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-5261130635369911702?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/5261130635369911702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/siz-hangi-kusagn-insansnz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/5261130635369911702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/5261130635369911702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/10/siz-hangi-kusagn-insansnz.html' title='Siz  Hangi Kuşağın İnsanısınız?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Ssl_4Tw_J_I/AAAAAAAAABY/hASd0q7XdTY/s72-c/KU%C5%9EAK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-8776242797583619672</id><published>2009-09-28T23:47:00.000-07:00</published><updated>2009-09-28T23:51:24.847-07:00</updated><title type='text'>SİZİN İÇ DÜNYANIZ DA KÜRESELLEŞİYOR MU?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SsGuLYbThcI/AAAAAAAAABQ/3idD54e31bI/s1600-h/k%C3%BCr.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386778139870594498" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SsGuLYbThcI/AAAAAAAAABQ/3idD54e31bI/s320/k%C3%BCr.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Küresel kriz, küresel ısınma dış dünyamızın küreselleştiğinin kanıtları. Peki, iç dünyamız yani üzüntülerimiz, sevinçlerimiz, hayallerimiz, düşünce ve davranışlarımız onlar da küreselleşiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2010 yılında dünya nüfusu 9 milyara ulaşırken, internet kullanıcılarının sayısının 1 milyar civarında olması bekleniyor. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden ve farklı yaşlardan dünyayı çok hızlı ve yakın plan takip edebilen bir milyara yakın insan bir &lt;strong&gt;Web Toplumu&lt;/strong&gt; oluşturdu. Bu toplumun ortak küresel bir kültürü, düşünce ve davranış biçimi, iletişim dili ve araçları, aktivite ve eğlence alışkanlıkları, alışveriş kuralları, merakları, kutlama yöntemleri, zevkleri, üzüntüleri, sevinçleri, hayalleri ve hedefleri var.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Web toplumunun ortak yarattığı yaşam yazılımı adeta iç dünyamızı da programlıyor, ruh sağlığımızı da şekillendiriyor. Küresel ısınma sorunları, bilgisayarımıza giren virüsler, yavaşlayan internet, online alışverişteki gecikme, pc ve cep telefonlarının radyasyon yaydığını bilerek kullanmak, chat sitelerindeki çatışma ve kandırmacalar, gözlenme endişeleri, herkesi izleme, her şeyden haberdar olma ve yenilikleri takip edebilme güçlüğü, herkesle arkadaş olma telaşı artık küresel stres kaynaklarımız haline geldi. Küresel sevinçlerimiz de var. Arkadaşlarımızla görüntülü buluşabilmek, meraklarımızın yanıtlarına hemen ulaşabilmek, yeni çıkan bir ürüne hızla sahip olabilmek, yüz yüze gelmeden sevgili ve arkadaş bulabilmek, eğlenmek, sesini duyurmak, duygu ve düşüncelerimizi kolayca paylaşabilmek (JKL) kutlamak, kutlanmak bizi mutlu ediyor. İç dünyamızda küresel beklentimiz; yorulmadan her şeye hızla sahip olmak. Küresel davranış biçimimiz; olmuyorsa vazgeçmek, yenisini aramak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Bundan Sonra&lt;/strong&gt; web toplumu nereye giderse iç dünyalarımız da oraya mı gidecek? Fütüristler “gelecek onu izlemeye ve içinde yer almaya çalışanları yutuyor. Gelecekle onu şekillendirerek buluşmalıyız” diyorlar. Kolay değil ama vazgeçmeden, olumsuz beklentilere ve belirsizliklere takılmadan olumlu gelecek planları yapabilir, uygulamak için uğraşabiliriz. Kişisel geleceğimizi şekillendirme çabalarımız küresel geleceğimize de bir noktada şekil verebilir&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bundan Sonraki yazımda ailemizde, çevremizde ve iş yerimizde &lt;strong&gt;5 Kuşak&lt;/strong&gt; bir arada nasıl yaşıyor ve teknolojinin yol açtığı kuşak farklılıkları neler gibi soruları üzerinde düşünmeye çalışacağım…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-8776242797583619672?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/8776242797583619672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/sizin-ic-dunyaniz-da-kuresellesiyor-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8776242797583619672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8776242797583619672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/sizin-ic-dunyaniz-da-kuresellesiyor-mu.html' title='SİZİN İÇ DÜNYANIZ DA KÜRESELLEŞİYOR MU?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SsGuLYbThcI/AAAAAAAAABQ/3idD54e31bI/s72-c/k%C3%BCr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-8787671271456353790</id><published>2009-09-23T07:28:00.000-07:00</published><updated>2009-09-23T07:31:32.521-07:00</updated><title type='text'>Sizin Kişisel Markalarınız Neler?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SroxJ_tNLbI/AAAAAAAAABI/kvKePEOsjeo/s1600-h/Picture4.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 233px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384670352264474034" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SroxJ_tNLbI/AAAAAAAAABI/kvKePEOsjeo/s320/Picture4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Markalaşmak ve marka yönetimi artık ürün ve hizmetlerin yanı sıra, kişiler içinde geçerli. Bulunmadığımız ortamlarda bizi nitelemek için kullanılan olumlu, olumsuz belirgin özelliklerimiz bizim markalarımız oluyor. Örneğin fiziksel özelliklerimiz, giyimimiz, davranışlarımız, bildiklerimiz, bilmediklerimiz, eğitim durumumuz, alışkanlıklarımız, eşimiz, işimiz, arkadaşlarımız.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Markalarımızın bazılarını miras yoluyla(genetik ya da aileden gelme), bazılarını çalışarak emekle, bazılarını da marka olmuş diğer ürün ya da insanlarla birlikte olarak ediniyoruz.&lt;br /&gt;Marka/larımızı ya kendimiz oluşturuyoruz ya da çevremiz oluşturuyor. Marka/larımızı bilinçli ya da bilinçsiz, iyi ya da kötü olarak yönetiyoruz. Markalar bazen küçük gruplar içinde, bazen ise ulusal ve global alanda tanınıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;“Fedakar anne” ,“çapkın erkek” , “kafa adam”, “kaprisli sanatçı” , “fırlama çocuk”, “deli dolu kız”,”çakır güllü”, “ikoncan”, “iş adamı X Bey’in eşi”, “ünlü sanatçının kızı/oğlu” , “X holding’in veliahtı”, , “X firmasının İK yöneticisi”, “yaratıcı genç”, “Bir numara kardiolog” , “ODTÜ’lü”, “X derneğinin başkan yardımcısı”, “X partisinin genel başkanı” “tonton müdür”, “ödüllü ahçı”, “bir numaralı virtiyöz”den tutunda ”X programını yazan genç”,“X şirketinin CEO’su olan Türk”, “üniversiteli anneanne” gibi pek çok kişisel marka var. Bu arada ismini marka yapan kişilerde var. Mesela Madonna, Michael Jackson…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Markamızı ne şekilde kazanırsak kazanalım onu sürdürmek ve yönetmek için çaba harcamamız gerekiyor. ODTÜ ye girince onu bitirebilmek gerekiyor. Babamız bizi aile şirketimize genel müdür yapsa da şirketi batırmamak gerekiyor. Güzel/yakışıklı olarak doğsak fiziksel özelliklerimizi yaş dönemimizin gereklilikleri doğrultusunda bakımla devam ettirebilmek gerekiyor. Zirvede bir sanatçıysanız yeni eserlerle zirveyi korumak gerekiyor. Bir partinin önemli bir üyesiyseniz yeniden listelere girmek seçilebilmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aynı anda pek çok markaya sahip olanlarda var. Yaratıcı öğretmen, çılgın kadın , kafa anne. gb&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bundan Sonra &lt;strong&gt;BS&lt;/strong&gt; kişiler bilinçli ve planlı bir şekilde marka olmaya çalışacak. Küçük bir grup markası olmak yetmeyecek markanın global olması gerekecek. Tanınmış ve global bir marka olabilmemiz için marka yaratıcıları, marka yöneticileri, online kimlik yönetim programları bizlere yardımcı olacak. Ve tabi Google, Facebook, bloglar ve diğer sosyal network sistemleri olmazsa olmazlarımız olacak. Ayrıca yakın gelecekte genetiği dizaynırlar tarafından tasarlanan markalı bebekler yaşamımıza girdikçe, gelecek planlamacılar arttıkça, global rekabet noktasında kişisel markalarımızı korumak ve iyi fiyata satmak için patent almamız bile gerekebilecek :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki yazımda globalleşen iç dünyalarımız üzerinde düşünmeye çalışacağım…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-8787671271456353790?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/8787671271456353790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/sizin-kisisel-markalarnz-neler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8787671271456353790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/8787671271456353790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/sizin-kisisel-markalarnz-neler.html' title='Sizin Kişisel Markalarınız Neler?'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/SroxJ_tNLbI/AAAAAAAAABI/kvKePEOsjeo/s72-c/Picture4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-7723717665819380633</id><published>2009-09-15T02:41:00.000-07:00</published><updated>2009-09-15T02:53:30.518-07:00</updated><title type='text'>BS günlük farklılık dozunuz kadar değerlisiniz!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9iVhO0TaI/AAAAAAAAAA4/iwG_xT62vIU/s1600-h/E.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 229px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381628201568325026" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9iVhO0TaI/AAAAAAAAAA4/iwG_xT62vIU/s320/E.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Birbirimizden genetik, eğitim ve deneyim yönünden farklılıklarımız olmasına rağmen sosyalizasyon, kültür ve son yıllarda da globalizasyonun etkisiyle giderek birbirimize daha benzer olmaya başladık. Sosyo Ekonomik Statülerimize (SES) uygun kategorilerde, yerel kültür ve içinde bulunduğumuz global yaşamın etkisiyle artık pek çok anlamda aynıyız.&lt;br /&gt;Davranış, düşünce ve yaşam biçimlerimizi pek çok açıdan birbirine benzetmeye başladık. Teknoloji birbirimizin ne yaptığını, nasıl düşündüğünü çok çabuk öğrenmemizi sağlıyor. Global pazarlama uzmanları ne yapmamız gerektiğini belirliyor. Yeni ve farklı şeyler üretmek ağır düşünme süreci (hard thinking) gerektirdiği için insan beyni benzer düşünce ve davranışlar içine girmemizi zahmetsiz ve kolay buluyor. Yapılan araştırmalarda, yeni ve yaratıcı bir fikir üreten kişilerin bu süreçte ölçülen beyin dalgalarının, eli yanan bir kişide fiziksel acı sonucu oluşan beyin dalgaları ile benzerlik gösterdiği saptanmış.&lt;br /&gt;Ancak dünyadaki kaynaklar azaldıkça benzerlikler ayırt edilemez hale geldi. İnsanlar bu benzerliklerden dolayı tercih yapmakta zorlanmaya başladılar. Çünkü az işe talep çok. Çünkü benzerlik tek düze ve sıkıcı. Çünkü global rekabet var. Çünkü çoğu kişi farklılık arıyor.&lt;br /&gt;Ne kadar farklı sevgili, farklı eş, farklı işadamı/işkadını, farklı anne, baba, anneanne, büyükbaba, farklı arkadaş, farklı dost, farklı stajyer, farklı müzisyen, farklı öğrenci olursanız size talep o kadar artıyor, insanlar sizden o kadar çok bahsediyor, ürettiğiniz fikir, davranış ve ürünler o kadar çok ilgi çekiyor.&lt;br /&gt;Ama farklı olmak o kadar kolay değil çünkü önce bu talebin farkına varmak ve eski alışkanlıklardan sıyrılmak gerekiyor. Ardından geniş bilgi sahibi olma ihtiyacı ortaya çıkıyor. Teknoloji sayesinde kolayca ulaştığımız bilgiyi farklı kullanabilmek için ağır düşünme süreçlerinin sebep olduğu acıya katlanmak ve farklılığı yaratmak gerekiyor. Hemen sevinmeyin formül bununla da bitmiyor; artık herkesin pazarlama ve satış bilgisine de sahip olması da gerekiyor. Çünkü yaratılan farklılıklar, farklı bir şekilde pazarlanmazsa satın alınmıyor.&lt;br /&gt;Yeni nesil gerçeklerden biri de bundan sonra (BS) farklılık dozunuz kadar değerli olduğunuz.&lt;br /&gt;Bundan Sonra (BS) ki yazımda kişisel markalarımız ve nasıl edindiğimiz konusunda farklı bakış açıları getirmeye çalışacağım… &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-7723717665819380633?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/7723717665819380633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/bs-gunluk-farkllk-dozunuz-kadar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/7723717665819380633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/7723717665819380633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/bs-gunluk-farkllk-dozunuz-kadar.html' title='BS günlük farklılık dozunuz kadar değerlisiniz!!!'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9iVhO0TaI/AAAAAAAAAA4/iwG_xT62vIU/s72-c/E.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6182880098940347208.post-762413612512249931</id><published>2009-09-15T01:28:00.000-07:00</published><updated>2009-09-15T01:47:12.952-07:00</updated><title type='text'>Neden Yazıyorum ???</title><content type='html'>&lt;div&gt;Psikoloji ve fütürizm alanlarındaki bilgi ve deneyimlerimin  birleşimi olan farklı bakış açılarını blog okuyucuları ile paylaşmak için…&lt;br /&gt;Okuyuculardan gelecek  düşüncelerle düşüncelerimi zenginleştirmek için…..&lt;br /&gt;Okuyucularla beraber yaşamı daha etkin, verimli ve mutlu bir hale getirebilmek  için…&lt;br /&gt;Yakın ve uzak gelecek üzerinde düşünüp, gelişim ve değişimlerin farkında olmak için…&lt;br /&gt;B.S  gelecek üzerinde daha etkin olup, yaratıcı fikir, buluş ve uygulamalarla geleceği  yönetebilmek için…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6182880098940347208-762413612512249931?l=bundansonrabs.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/feeds/762413612512249931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/neden-yazyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/762413612512249931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6182880098940347208/posts/default/762413612512249931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bundansonrabs.blogspot.com/2009/09/neden-yazyorum.html' title='Neden Yazıyorum ???'/><author><name>Psikolog Barçın Canbolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01030891905116122864</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='30' src='http://2.bp.blogspot.com/_191IFEYmuyo/Sq9OLkqy9XI/AAAAAAAAAAU/_HQgpjSali0/S220/ba.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
